Sayfalar

istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2011 Pazar

ya sonra?




Bizden sonra kalanlara bırakacak çok daha güzel eserlerimiz olabilir,

TOKI İstanbul'a ve Halkına yaptıklarına karşılık stadyum inşaatıyla günah çıkartıyor, futbolseverlerin kalbinde taht kurabilecek mi acaba?

Tarihle hesaplaşması bitmeyen muhafazakar iktidar dünkü suçluların cezalarını affederek hangi vicdanı rahatlatıyor ?

Resimle, heykelle, müzikle uğraşarak ahlak ve tarih dersi verilmez, o dersleri müfredattan bunun için mi kaldırdılar?

Sabret ey dizilerle, gezilerle, futbolla uyutulan sevgili halkım, 10 yıl sonra kim öle kim kala?

Elbette küreselleşmenin bütün yükünü bordro mahkümları ve emekçiler tek başına ödemeyecek...

-Karanlık dönemlerde peki,
Şarkı da söylenecek mi?
-Elbette şarkılar da söylenecek
Belgeleyen karanlık dönemleri.

BERTOLT BRECHT

4 Ağustos 2010 Çarşamba

yaz yangını


Bu kadar sıcağını görmemiştim, ne gece ne de gündüz nefes alınmıyor İstanbul'da.
Gece balkonda otururken bir motosiklet iki araba arasında ezildiğinde,
ambulansa geçit vermeyen gece trafiğinden utandım.
Sürücülerin araba sürerken bir canavar olduğuna iyice inanıyorum artık.
Kıyıdaki parklara hücum ediyor halk, battaniyeler üstünde çay demleyerek akşamı karşılıyor.
Rüzgarın bir nebzesini bile kaçırmıyor insanlar binalar arasında kalan gölgeli çay bahçelerinde.
Bu yaz daha önceki hiç bir yaza benzemiyor.

12 Nisan 2010 Pazartesi

Karagöz'ün Yalova Sefası


İstanbul'un kalabalığı, trafik keşmekeşi ve gürültüsü nedeniyle kendimizi eve kapattığımız kış günleri artık geride kaldı. Olabildiğince daha çok ve sık güneşli sokaklara, parklara çıkmanın vaktidir artık.
Güzel gözlü , güneş yüzlü kızımı annesiyle birlikte dedesine götürdük bu pazar.
Sabahın erken saatlerinde Mecidiyeköy'den Pendik otobüsüne bindik. Otobüs durakları ve otobüs yolculuğuna alışık olmadığımızı düşünürken aklımıza Varşova'da ne kadar çok ve her saatte kendimizi dışarı atıp otobüs, tramvay, metro, tren taşıt adına allah ne verdiyse; o da olmazsa tabana kuvvet yürüyerek sokaklarda vakit geçirdiğimiz haftasonlarımızı hatırladık. Rahat bir otobüs yolculuğunun ardından Pendik feribot iskelesinden Yalova'ya geçtik.
Sokaklarda , trafikte haftaiçinde olmadığı kadar rahat davranabiliyoruz haftasonunda. Yeter ki belli noktalardaki yoğuşmayı dikkate alarak daha pratik ve nefes alan rotalar bulabilelim.

5 Nisan 2010 Pazartesi

Festival İnsanları

1982 yazında ilk kez İstanbul Festivali kapsamında, "Sanatlar ve Sinema" temalı altı filmin gösterildiği bir "film haftası" olarak başlayan Uluslararası İstanbul Film Festivali çok aşama katetti;
Şişli Kent Sineması'nda ( bir de Kızıltoprak Kent vardı çünkü) Visconti'nin "Masumlar" filmini izlemek muhteşem bir heyecandı.
Önceden rezervasyon ve bilet telaşı yaşanmadan rahatça gününde izlenebilecek kaliteli bir sinema izleyicisi vardı.

Valikonağı'ndaki Konak Sineması gibi artık halkın unuttuğu kaliteli salonlarında izlenen Bertolucci'nin " Ay" filmi,

Kanada yapımı "Diva" bugünün teknolojisiyle sinema sanatını tanıyıp sevenlere anlatılamayacak türde birer şölendi.
Lise çağında pek çok yaşıtımız bu heyecana kapılıp festival komitesine gönüllü çalışma için başvurmuştu, festivalde görev yapanları çok kıskanmıştık.


Daha sonraki yıllarda öğle tatilini uzatarak gişeden iade bilet bulup izlenen bir Derek Jarman var unutulmazlar arasında:"Caravaggio"
Zaman geçtikçe İstanbul küçüldükçe, bilet kuyruklarıyla birlikte festival de büyür .
Sinema tutkusu bir filmi izlemekle kalmaz, ardından arkadaşlarla tartışılır, üzerine yazılar yazılır, filmler için yeniden afişler yapılır.
Yeniden gösterimler, gece sineması kuşağında ille de "Uzakdoğu Filmleri"Festivalin olmazsa olmazları arasındadır

Her festivalde boy gösteren, ama aslında İstanbul'da yaşadığından şüphe duyulan her yaştan beyaz entellektüel "Festival İnsanları"vardır. Onların yokluğu hemen belli eder kendini.
Dileyelim ki bu insanlar azalmasın, sinema afişlerini hep renklendirsin.

23 Şubat 2010 Salı

boğaziçinden körfeze





Makam: Nihâvend
Usûl: Türk Aksağı
Beste: Osman Nihat Akın
Güfte: Yahyâ Kemal Beyatlı

Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde
Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin
Velhâsıl o rüya duruyor yerli yerinde